Kişisel Blog
Orjinal mp3 dinle

Bu yazımda yine bana ait olan bir internet sitesinden bahsedeceğim. Bu internet sitesinin kendisi de ismi gibi orjinal bir site. Sitenin adresi Orjinal.net.

Bu sitede bir çok sanatçıya ait mp3′ü canlı olarak dinleyebilirsiniz. Ancak sitede Mp3 indirilmesi mümkün değil açıkçası. Bildiğiniz gibi yasalar buna engel oluyor ki, bence engel olmakta da gayet haklı.

Lafı fazla uzatmayalım, mp3 dinlemek için Orjinal.net adresini kullanabilirsiniz.

İlgili kelimeler, , , , , ,
Domain korsanları(!)

Merhaba değerli kişiselblog okuyucuları,
Bugün ismi lazım değil bir webmaster forumunda sabah gazetesinde yazan bir haber hakkında açılan konuya denk geldim.
Mevzu şu, Sabah gazetesinden Öner Öngün adında bir arkadaş, domain yatırımcıları hakkında korsan diye bir tabir kullanmış.

Öncelikle şunu belirtelim, com - net - org gibi uzantılarda her zaman ilk gelen alır kuralı geçerlidir. Sabah gazetesi yazarı çok bilmiş arkadaş, bazı sanatçıların domain isminin alınmasını ve satılmasını eleştirmiş kendi çapında. Bu alan adlarının alım satımını yapan yatırımcılara da korsan deyivermiş.

Yok işte ’ın domaini Şenay Akay’ın domaininden pahalıymış, en pahalısı ’miş. Felan filan bıdı bıdı anlayacağınız.

Sabah gazetesi yazarı arkadaşa hatırlatalım. İsteyen istediği alan adını kaydeder, istediği fiyata satışa çıkartır. Buna da kimse karışamaz.

Canımı sıktın akşam akşam yazar kardeeeeş..

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , ,
Gülşen - Bir an gel - Şipşak

Merhaba sevgili Kişisel blog okurları,

Bugün radyoya dinledim Gülşen‘e ait şarkısını. Çokta hoşuma gitti açıkçası. Gülşen’e yakışır bir şarkı olmuş.
Eve geldiğimde de açtım bilgisayarımı, aradım, buldum, download ettim.

Gülşen’e ait Bir an gel şarkısının klibini, şarkı sözlerini ve Mp3′ünü Kişisel blog‘a ekliyorum. Hepinize iyi dinlemeler. :)

Klip :


Şarkı sözleri :
Gittiğin uzun uzun uzun yollar
Seni geri getirmesini de bilsin o zaman
Halim tavrım vaziyetim ortada
Yerdeyim düştüm kaldır o zaman
dön gel hep gel
Tövbeleri bozup gel
Ya da kal orada
Ben sana geleyim o zaman
Çekip sağa inmesini de bilirim icabında
Sen olacağına bak
Sen haklı çık da
Didişmelerden gocunmam alkışlarım şak şak
Hiçbir aşk dönmesini de bilirim icabında
Sen olacağına bak
Sabahlar olmaz sevişmelerden
Gönlünü alıveririm şip şak
Say çocukluğuma
Say cahilliğime
İster haylazlığıma
İster ayvazlığıma
İster aymazlığıma

Mp3 :
Gülşen - Bir an gel mp3 indir

İlgili kelimeler, , , , , , , , , ,
Güle güle 2009

Bilgisayarımın saatine göre tam 1 dakika sonra 2010 yılına girmiş olacağız. Ben bu satırları taa 2009′da yazmıştım hesabı yani.

Ve şimdi saat 00.00. Yani 2010′a resmen girmiş durumdayız. Öncelikle yeni yılın tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.

2009 yılında hayatımda bir çok şey değişti. Hayatımdaki en önemli olay 2009 yılında oldu. Uzun 2008′in son aylarında başlayan ve uzun süren bir düğün telaşının ardından 2009 yılının Eylül ayında dünya evine girdim. (Dünya evi deyiminin izahı nedir vallahi bilmiyorum)
Herneyse, çok şükür 2009 yılı benim açımdan güzel geçen bir yıldı. Fakat tabii kötü yanlarıda vardı. Bunlardan birisi hiç şüphesiz mahkemeye çıkartılmış olmam. Gerçekten suçum olmayan bir mevzu olmasına rağmen, açıkçası bu mahkemenin vereceği karardan korkmuştum. Çok şükür ki hakim amca olayla ilgim olmadığını anladı ve ettim. Ama bu korku bana yeter.

Başka da lafı edilecek kadar kötü bir olay olmadı çok şükür. Olduysa da ben hatırlamıyorum.

Neyse, 2010 yılından beklentilerime gelince, sağlıklı olmayı diliyorum. Hem kendi adıma hemde ailem adına. Bir de baba olmayı bekliyorum Allah izin verirse.

Herkes yılbaşını kutluyor şu dakikalarda, millet kafasına göre takılıyor. Bende evimde oturmuş blogumda birşeyler yazıyorum, yazdım, bitti.

Herkese mutlu yıllar diliyorum. Sağlık, mutluluk, huzur dolu yıllar.

İlgili kelimeler, , , , , , , , ,
Betsson - Superbahis vs

Merhaba arkadaşlar,

Bu yazımda sizlere Betsson ve Superbahis sitelerinden bahsetmek istiyorum. Nereden esti diyeceksiniz, uzun süredir bahis sektörü, dolayısıyla Betsson ve Superbahis ile ilgili bir internet kullanıcısıyım.

Bildiğiniz gibi ülkemizde iddaa, bahis sektörünün tekeli haline gelmiş durumda. Çünkü Türk kullanıcıların yurt dışı bahis sitelerinde bahis oynamaları kanunen yasak. Betsson, Superbahis gibi sitelerin şu durumda devletimize vergi ödemediği aşikar. Ancak öyle zannediyorum ki, onlarda bırakın %18 KDV’yi, %30 bile ödemeye razı. Fakat Milli Piyango idaresine bağlı olan iddaa oyununun hisselerinin yarısından daha çoğu bildiğim kadarıyla Yunanistan’lı bir şirkete ait. Bu şirkette doğal olarak, yani rant nedeniyle Türk kullanıcıların yurt dışındaki bahis sitelerinde bahis oynamalarına karşı. Çünkü her zaman kumarı oynatan kazanıyor. Ve ayrıca iddaa oranları Betsson ve Superbahis gibi şirketlerin verdiği oranlara göre devede kulak kalıyor. Yani kibarca sömürülüyoruz denilebilir.

İddaa’nın tek yasal bahis türü haline gelmesi için yetkili mercilerimiz elinden geleni yapıyorlar. Bu bağlamda Betsson, superbahis gibi sitelere sık sık mahkeme kararıyla erişim engelleniyor.  Ancak Betsson ve superbahis sitelerine o kadar çok rağbet var ki, Betsson ve superbahis siteleride her engelleme sonrasında yeni bir alan adı ile yollarına devam ediyorlar.

Superbahis‘i pek takip etmiyorum, gerçi takip etmek çokta kolay değil. O kadar sık engelleme uygulaması yapılıyor ki. Yetişmek oldukça güç. Bu nedenle Superbahis‘in aktif adresi nedir, en son açtıkları adres nedir bilmiyorum. Fakat Betsson‘un şu anki aktif adresi betsson509.com. Eminim yakında bu adreste engellenecek, ve betsson adresini Betsson609.com olarak değiştirecektir. Betsson09.com dan başlayarak, betsson109.com, betsson209.com, betsson309.com, betsson409.com adresleri engellendi. Bunların yanısıra bir kaç adres daha engellendi.

Dediğimiz gibi Betsson‘un son adresi betsson509.com‘dur. Yalnız şunu da söyleyelim, Betsson ve superbahis gibi sitelerde bahis oynamak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre suçtur. Bu sitelerde bahis oynamanın kanuni hükmü ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis veya 10.000 iş günü para cezasıdır.

Daha sonraki yazılarımızda Betsson hakkında daha detaylı bilgiler vereceğiz.

Bizden söylemesi.
Hadi bol şanslar :)

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , , , , ,
Modifiye ve trafik polisleri

Merhaba okurları,

Bugün hatta günün sonunda başıma bir iş geldi. Bende oturup yazayım istedim.
Bundan yaklaşık 1 yıl önce daha sonra ettiğim bir olaydan dolayı Sultanbeyli emniyet müdürlüğüne götürüldüm. Bir gece nezarette kaldıktan sonra, ertesi gün savcı ve hakim karşısına çıkartıldım ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Nisan ayında görülen dava sonucunda da bu davadan ettim.

Tabii bu dava daha sonra tüm polis çevirmelerinde karşıma çıktı. Aracımda modifiyeli olduğu için, polisler tarafından sık sık durduruldum. GBT sorgularımda soruşturmanın sürdüğü çıkıyordu hep. En son geçen hafta yargılandığım mahkemeye gittim, ve imzalı mühürlü kararı örneğini aldım.

Bu ön bilgileri verdikten sonra bugünki konuya gelelim. Akşam iftardan sonra nişanlım, baldızım ve bacanağımla birlikte Kartal sahile gezmeye gittim. Dönüşte ise Kartal meydanda trafik polisi çevirdi.  Polis memuru yanıma geldiğinde ilk sözü şu oldu : “Sen halen o işlere devam ediyor musun.?”

Şok oldum tabii. Nişanlım ve baldızımın o konudan haberi vardı. Ancak bacanağımın yoktu. ettiğim için bunu problem etmemem gerekirken, herkesin içinde polis memurunun beni rencide edişine bozuldum. Hemen yanımda bulunan kararı örneğini çıkartarak, “Sen hakimden daha mı iyi biliyorsun benim o işle bir ilgim olup olmadığını” dedim ve karar üzerinde yazan yeri gösterdim.

Meğer bu trafik polisi 1 yıl önce Sultanbeyli Emniyet Müdürlüğünde görev yapıyormuş, beni tanımış. (Aslında beni tanımıyorlar, arabayı tanıyorlar)

Polis memuru bu sefer, aracındaki modifiyenin yasak olduğundan haberin varmı diye sordu. Hayır yok dedim. Arabanı bağlayacağız dedi. Bende aracı bağla problem değil de, sen neden bu kadar insanın içinde benim ettiğim bir davayı yüzüme vurarak beni utandırıyorsun dedim. Bu sefer bu polis arkadaş, haklısın seninle bu diyaloğa girdiğim için aracını bağlamıyorum sana 1 gün izin veriyorum dedi.

Nitekim ben aracı filan unuttum, trafik polisinin ettiğim bir davayı yakınlarımın içinde yüzüme vurmasına taktım kafayı. Ben üsteledikçe o kendi kendine pazarlık etti ve bana 7 gün izin verdi aracımın modifiyesini iptal etmem için. İzin belgemide aldım. Bir de trafik kanununa göre 128 TL ceza yazdı.

1 ay sonra aracımın muayenesi var. Araç zaten modifiyeli hali ile muayeneden geçmiyor. (Gerçi tanıdığımız vardı, bu işler tanıdığa bakıyor. Tüm yetkililere duyurulur)
Şimdi mecburen modifiye tamponları sökeceğim ve eski orjinal tamponlarını takacağım aracın. (modifiyesiz halide güzeldir benim arabamın). Arabayı muayeneye sokacağım. (1 ay önce muayeneye gireceğim için 1 ay girmiş oluyor bana)

Modifiye tamponlarda tamir, boya işleri var ufak tefek. Aynı şekilde orjinal tamponlarda da ufak tefek işler var. Düğünümden sonra yaptırmayı düşünüyordum aslında. Fakat başıma bu iş geldiği için bu işlemi biraz erkene almam gerekiyor ister istemez. Peki şimdi ne yapacağım ?

Önce orjinal tamponları bir güzel yaptıracağım. Onları alıp modifiye tamponları vereceğim tamire. Orjinal tamponları taktırıp muayeneye gideceğim. Muayeneden çıktıktan sonra gidip tekrar modifiye tamponları taktıracağım araca.
Sonuçta hem muayeneyi yaptırmış olacağım, hem tamponları yaptırmış olacağım. Parasal anlamda elbette giderim olacak. Bu durumu da sağlık olsun, canım sağolsun diyerek geçiştireceğiz mecbur. Hayırlısı olsun diyeceğiz, belki gezmeye gitmesek başımıza daha kötü birşey geldi diyeceğiz.

Peki sen ne yapacaksın trafik polisi arkadaş ? Egolarını tatmin etmek için insanları rencide etmeye devam mı edeceksin?

Neyse, Allah’ın sopası yok işte. Sultanbeyli’de sivil polistin. Şimdi Kartal’da trafik polisisin. Allah daha beter etsin.
Amin.

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Esrar

Kimi insanların vazgeçilmezi haline gelmiş, toplumda adı “uyuşturucu” olarak geçen fakat az da olsa masum bir bitki türüdür esrar.

Toplumumuzda esrar denilince akla ilk gelen uyuşturucu kelimesidir. Bu şahıslara esrar ne renktir desen muhtemelen beyaz diyeceklerdir. Çünkü esrar uyuşturucuyu, uyuşturucu ise eroin’i çağrıştırmaktadır. Eroin de beyazdır benim bildiğim. En azından filmlerde öyle gördük. Beyaz değilse de bu bizim senaristlerin, yönetmenlerin problemidir yani.

Neyse konumuza dönelim ;
Aslına bakarsanız, geçmişte esrar maddesi kullanmış, (!) güzel kafalar yaşamış, unutkan bir insanım. Esrar’dan daha ileriye gitmedim uyuşturucu konusunda. Fakat esrar kullanmaya devam etseydim (!) büyük ihtimalle diğer uyuşturucularıda kullanmış olacaktım. En azından yeşilaycılar böyle diyor.

Dikkat ederseniz üstteki parantezde esrar kullanımından doğan bir iyi, bir de kötü bir hadise var hayatımda. Güzel kafalar yaşamışım, dolayısıyla güzel espriler yapmışım, güzel muhabbetler etmişim. Bunlar iyi hadiseler. Kötü hadise ise “unutkan” olma konusu. Evet ne yazıkki çok unutkanım. İşlerden güçlerden dolayı değil, esrar maddesini kullanmış olmaktan.

Eski bir esrar kullanıcısı olarak (!) esrarın bende bıraktığı en derin yara unutkanlıktır. Hemen hemen herşeyi unutuyorum, bazen takılıp kalıyorum konuşurken, acaba ben ne konuşuyordum diye düşünüyorum. Hafızamın son haddini zorluyorum. Bir de hatırlayamazsam diye korkuyorum bir taraftan, ki hatırlamadığımda oluyor ne yazıkki.

Esrar maddesi ile ilgili başka bir sitem de var. Esrar konusunda yazdıklarımı okumak için buraya tıklamanız yeterlidir.

Konuyu en heyecanlı yerinde bitirmiş gibi oldum sanırım. Kızmayın, üzülmeyin, esrar mevzusunu arada konuşuruz. :) Zira, kategorisinide açtık.  Alayımıza hayırlı olsun.

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , ,
Yoruldum arkadaş

Ne zor işmiş bu evlenmek birader. Önce eli yüzü düzgün, boyu boyuna, huyu huyuna bi hatun bulacaksın. Konuşacaksın, görüşeceksin, kendine aşık edeceksin. Bi yerlerden konuyu evliliğe getireceksin ya da konu kendiliğinden cuup diye önüne düşecek. E hazır kızı da bulmuşsun, evleneyim bari diyeceksin. Zira, yaş 30′a yaklaştı.

Neyse kıza evlenme teklifi edeceksin, ya da tekliften önce kızın istenileceği gün bile kararlaştırılmış olur. Bu karardan sonra formalite icabı da olsa kıza evlenme teklif etmek gerekiyor. Neyse bu teklifte öyle basit değil, romantik bir ortam olmalı. Heyecan içinde o teklifi yapıyorsun, ama zaten cevabı belli. Kızın onayını alıyorsun formaliteden.

Sonra bin türlü heyecan içinde çiçek, çikolata alıyorsun. Akşam dayanıyorsun kızın kapısına ailenle birlikte. Oturuluyor, gelsin çaylar gitsin çaylar derken babanız söze başlıyor. Tabii öyle bi seferde kız vermek yok. Bi düşünelim diye cevap alıyorsun. Düşünülüyor, bir kaç gün sonra tekrar çağırılıyorsunuz. Tekrar aynı heyecanla gidiyorsunuz, gitmeden önce aslında karşı tarafın kararını biliyorsunuz ama gitmek zorundasınız. Gidiyorsunuz, tamam olur bu iş cevabını alıyorsunuz. Bir kaç gün sonra da söz yapıyorsunuz. Tabii burada da yine heyecan dorukta oluyor ister istemez. Yakınlar, misafirler derken sıkılıyorsunuz birazcık.

Sonra nikahınız kıyılmak zorunda. Bu yüzden nikah gününe karar veriliyor, o gün gelince imam efendi gelip nikahınızı kıyıyor. Nikahtan sonra oynayıp zıplıyorsunuz birazcık ister istemez. (Ben oynamadım, nişanlımda oynamadı. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş gibiyiz,  Allah bozmasın).

Artık nişanlı, dinen nikahlı birisi oluyorsunuz. Kaşınıza gözünüze de dikkat etmek durumundasınız. Bu arada tabii düğün telaşı başlıyor bir taraftan. Öncelikle evinizi yaptırmalısınız. Dişi kuş hazır yuvayı yapar. Ev yaptırma işleri erkeğe bakar. :) Neyse başlıyorsunuz evinize, doğalgaz tesisatı, su tesisatı, elektrik tesisatı, sıvası, mermerleri, kartonpiyeri, boyası, banyosu, mutfağı, felanı filanı derken, yoruluyorsunuz. Tabii bu arada paranız varsa bu işler biraz hızlı yürüyebiliyor. Birazda sizin performansınıza bağlı. Sabah kalktığınızda kendinizi iyi hissediyorsanız o gün bütün işlerinizi yapmaya çalışmalısınız. Çünkü yarın kendinizi çok yorgun hissedeceğiniz aşikar.

Bir yandan evinizi yaptırırken, bir yandan resmi nikah işleri, düğün salonu işlerinede koşturuyorsunuz. Bu arada resmi nikahınızda kıyılıyor. Ayrıca düğün gününe de karar verilmiş oluyor. Düğün gününe yaklaşıldıkça daha çok işiniz olduğunuzu görüyorsunuz. İşler gözünüzde büyüyor, ama yapmak zorunda olduğunuz için bir şekilde hallediyorsunuz.

Düğün gününe 1,5 ay kalıyor, evinizin bir takım eksikleri var. Bunların dışında eşya olayınıda halletmek gerekiyor. Paranız varsa eşya konusunda pek zaman harcamıyorsunuz. Parayı veren düdüğü çalar hesabı yani. Eşyalarıda hallettikten sonra düğün davetiyelerinizi bastırmanın zamanı geldiğini anlıyorsunuz. Bir matbaaya gidip yüzlerce seçenek içerisinden davetiye beğenip siparişinizi veriyorsunuz.

Son olarak bi bakıyorsunuz, düğün gününüze 1 ay kalmış. Ama halen eksikleriniz var. Oturup blogunuza ne kadar yorgun olduğunuzu yazıp biraz daha yoruluyorsunuz. Gün böylece bitmiş oluyor.

Esen kalın. (Esen ne demek bilmiyorum)

İlgili kelimeler, , , , , , ,
Atilla İlhan - Sen benim hiç bir şeyimsin

Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
Sen benim hicbir seyimsin
Yazdiklarimdan cok daha az
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Luzumundan fazla beyaz
Sen benim hicbir seyimsin
Varligin yoklugun anlasilmaz

Galiba eski liman uzerindesin
Nasil karanligima bir yildiz olmak
Dudaklarinla Cama cizdigin
En fazla sonbahar Otellerinde
Universiteli bir kiz uykusu bulmak
Yalnizligi olduresiye cirkin
Sabaha karsi olduresiye korkak
Kulagi cabucak Telefon zillerinde

Sen benim hicbir seyimsin
Hicbir sevismek yasamisligim
Henuz bos bir roman sahifesinde
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Ne cok cigliklarin silemedigi
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hicbir seyimsin
Yabanci bir sarki gibi yarim
Yagmurlu bir agac gibi islak
Hic kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasinda cagirdigim
Cocukluk sesinle aglayarak
Sen benim hicbir seyimsin
Attila ILHAN

İlgili kelimeler, , , , ,
Merhabalar..

İlk yazım bu. Kısa ve öz olmalı. Zaten uykumda var, halsizim, kafam güzel birazcık. Site de benim nasıl olsa. İster uzun yazarım, ister kısa yazarım. İstersem hiç yazmam. :)

Bakalım tanımadığınız bir insanın hayatında olup bitenleri okumak, öğrenmek sizin hayatınızda neleri değiştirecek..?

Hep birlikte göreceğiz.
Şimdilik esenlikler dilerim efendim :p

İlgili kelimeler, ,