Kişisel Blog » 2009 » Eylül
Modifiye ve trafik polisleri

Merhaba kişisel blog okurları,

Bugün hatta günün sonunda başıma bir iş geldi. Bende oturup yazayım istedim.
Bundan yaklaşık 1 yıl önce daha sonra beraat ettiğim bir olaydan dolayı ne götürüldüm. Bir gece nezarette kaldıktan sonra, ertesi gün savcı ve hakim karşısına çıkartıldım ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Nisan ayında görülen dava sonucunda da bu davadan BERAAT ettim.

Tabii bu dava daha sonra tüm polis çevirmelerinde karşıma çıktı. Aracımda modifiyeli olduğu için, polisler tarafından sık sık durduruldum. GBT sorgularımda soruşturmanın sürdüğü çıkıyordu hep. En son geçen hafta yargılandığım mahkemeye gittim, ve imzalı mühürlü beraat kararı örneğini aldım.

Bu ön bilgileri verdikten sonra bugünki konuya gelelim. Akşam iftardan sonra nişanlım, baldızım ve bacanağımla birlikte Kartal sahile gezmeye gittim. Dönüşte ise Kartal meydanda çevirdi.  Polis memuru yanıma geldiğinde ilk sözü şu oldu : “Sen halen o işlere devam ediyor musun.?”

Şok oldum tabii. Nişanlım ve baldızımın o konudan haberi vardı. Ancak bacanağımın yoktu. Beraat ettiğim için bunu problem etmemem gerekirken, herkesin içinde polis memurunun beni rencide edişine bozuldum. Hemen yanımda bulunan beraat kararı örneğini çıkartarak, “Sen hakimden daha mı iyi biliyorsun benim o işle bir ilgim olup olmadığını” dedim ve karar üzerinde beraat yazan yeri gösterdim.

Meğer bu 1 yıl önce nde görev yapıyormuş, beni tanımış. (Aslında beni tanımıyorlar, arabayı tanıyorlar)

Polis memuru bu sefer, aracındaki modifiyenin yasak olduğundan haberin varmı diye sordu. Hayır yok dedim. Arabanı bağlayacağız dedi. Bende aracı bağla problem değil de, sen neden bu kadar insanın içinde benim beraat ettiğim bir davayı yüzüme vurarak beni utandırıyorsun dedim. Bu sefer bu polis arkadaş, haklısın seninle bu diyaloğa girdiğim için aracını bağlamıyorum sana 1 gün izin veriyorum dedi.

Nitekim ben aracı filan unuttum, trafik polisinin beraat ettiğim bir davayı yakınlarımın içinde yüzüme vurmasına taktım kafayı. Ben üsteledikçe o kendi kendine pazarlık etti ve bana 7 gün izin verdi aracımın modifiyesini iptal etmem için. İzin belgemide aldım. Bir de b trafik kanununa göre 128 TL ceza yazdı.

1 ay sonra aracımın muayenesi var. Araç zaten modifiyeli hali ile muayeneden geçmiyor. (Gerçi tanıdığımız vardı, bu işler tanıdığa bakıyor. Tüm yetkililere duyurulur)
Şimdi mecburen modifiye tamponları sökeceğim ve eski orjinal tamponlarını takacağım aracın. (modifiyesiz halide güzeldir benim arabamın). Arabayı muayeneye sokacağım. (1 ay önce muayeneye gireceğim için 1 ay girmiş oluyor bana)

Modifiye tamponlarda tamir, boya işleri var ufak tefek. Aynı şekilde orjinal tamponlarda da ufak tefek işler var. Düğünümden sonra yaptırmayı düşünüyordum aslında. Fakat başıma bu iş geldiği için bu işlemi biraz erkene almam gerekiyor ister istemez. Peki şimdi ne yapacağım ?

Önce orjinal tamponları bir güzel yaptıracağım. Onları alıp modifiye tamponları vereceğim tamire. Orjinal tamponları taktırıp muayeneye gideceğim. Muayeneden çıktıktan sonra gidip tekrar modifiye tamponları taktıracağım araca.
Sonuçta hem muayeneyi yaptırmış olacağım, hem tamponları yaptırmış olacağım. Parasal anlamda elbette giderim olacak. Bu durumu da sağlık olsun, canım sağolsun diyerek geçiştireceğiz mecbur. Hayırlısı olsun diyeceğiz, belki gezmeye gitmesek başımıza daha kötü birşey geldi diyeceğiz.

Peki sen ne yapacaksın arkadaş ? Egolarını tatmin etmek için insanları rencide etmeye devam mı edeceksin?

Neyse, Allah’ın sopası yok işte. ’de sivil polistin. Şimdi Kartal’da trafik polisisin. Allah daha beter etsin.
Amin.

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Esrar

Kimi insanların vazgeçilmezi haline gelmiş, toplumda adı “uyuşturucu” olarak geçen fakat az da olsa masum bir bitki türüdür .

Toplumumuzda denilince akla ilk gelen uyuşturucu kelimesidir. Bu şahıslara ne renktir desen muhtemelen beyaz diyeceklerdir. Çünkü uyuşturucuyu, uyuşturucu ise eroin’i çağrıştırmaktadır. Eroin de beyazdır benim bildiğim. En azından filmlerde öyle gördük. Beyaz değilse de bu bizim senaristlerin, yönetmenlerin problemidir yani.

Neyse konumuza dönelim ;
Aslına bakarsanız, geçmişte kullanmış, (!) güzel kafalar yaşamış, unutkan bir insanım. ’dan daha ileriye gitmedim uyuşturucu konusunda. Fakat kullanmaya devam etseydim (!) büyük ihtimalle diğer uyuşturucularıda kullanmış olacaktım. En azından yeşilaycılar böyle diyor.

Dikkat ederseniz üstteki parantezde kullanımından doğan bir iyi, bir de kötü bir hadise var hayatımda. Güzel kafalar yaşamışım, dolayısıyla güzel espriler yapmışım, güzel muhabbetler etmişim. Bunlar iyi hadiseler. Kötü hadise ise “unutkan” olma konusu. Evet ne yazıkki çok unutkanım. İşlerden güçlerden dolayı değil, maddesini kullanmış olmaktan.

Eski bir kullanıcısı olarak (!) ın bende bıraktığı en derin yara unutkanlıktır. Hemen hemen herşeyi unutuyorum, bazen takılıp kalıyorum konuşurken, acaba ben ne konuşuyordum diye düşünüyorum. Hafızamın son haddini zorluyorum. Bir de hatırlayamazsam diye korkuyorum bir taraftan, ki hatırlamadığımda oluyor ne yazıkki.

Esrar maddesi ile ilgili başka bir sitem de var. konusunda yazdıklarımı okumak için buraya tıklamanız yeterlidir.

Konuyu en heyecanlı yerinde bitirmiş gibi oldum sanırım. Kızmayın, üzülmeyin, mevzusunu arada konuşuruz. :) Zira, kategorisinide açtık.  Alayımıza hayırlı olsun.

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , ,