Kişisel Blog » Benden kelimeler
Güle güle 2009

Bilgisayarımın saatine göre tam 1 dakika sonra 2010 yılına girmiş olacağız. Ben bu satırları taa 2009′da yazmıştım hesabı yani.

Ve şimdi saat 00.00. Yani 2010′a resmen girmiş durumdayız. Öncelikle yeni yılın tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.

2009 yılında hayatımda bir çok şey değişti. Hayatımdaki en önemli olay 2009 yılında oldu. Uzun 2008′in son aylarında başlayan ve uzun süren bir telaşının ardından 2009 yılının Eylül ayında dünya evine girdim. (Dünya evi deyiminin izahı nedir vallahi bilmiyorum)
Herneyse, çok şükür 2009 yılı benim açımdan güzel geçen bir yıldı. Fakat tabii kötü yanlarıda vardı. Bunlardan birisi hiç şüphesiz mahkemeye çıkartılmış olmam. Gerçekten suçum olmayan bir mevzu olmasına rağmen, açıkçası bu mahkemenin vereceği karardan korkmuştum. Çok şükür ki hakim amca olayla ilgim olmadığını anladı ve ettim. Ama bu korku bana yeter.

Başka da lafı edilecek kadar kötü bir olay olmadı çok şükür. Olduysa da ben hatırlamıyorum.

Neyse, 2010 yılından beklentilerime gelince, sağlıklı olmayı diliyorum. Hem kendi adıma hemde ailem adına. Bir de baba olmayı bekliyorum Allah izin verirse.

Herkes yılbaşını kutluyor şu dakikalarda, millet kafasına göre takılıyor. Bende evimde oturmuş blogumda birşeyler yazıyorum, yazdım, bitti.

Herkese diliyorum. Sağlık, mutluluk, huzur dolu yıllar.

İlgili kelimeler, , , , , , , , ,
Modifiye ve trafik polisleri

Merhaba kişisel blog okurları,

Bugün hatta günün sonunda başıma bir iş geldi. Bende oturup yazayım istedim.
Bundan yaklaşık 1 yıl önce daha sonra ettiğim bir olaydan dolayı emniyet müdürlüğüne götürüldüm. Bir gece nezarette kaldıktan sonra, ertesi gün savcı ve hakim karşısına çıkartıldım ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Nisan ayında görülen dava sonucunda da bu davadan ettim.

Tabii bu dava daha sonra tüm polis çevirmelerinde karşıma çıktı. Aracımda modifiyeli olduğu için, polisler tarafından sık sık durduruldum. GBT sorgularımda soruşturmanın sürdüğü çıkıyordu hep. En son geçen hafta yargılandığım mahkemeye gittim, ve imzalı mühürlü kararı örneğini aldım.

Bu ön bilgileri verdikten sonra bugünki konuya gelelim. Akşam iftardan sonra nişanlım, baldızım ve bacanağımla birlikte sahile gezmeye gittim. Dönüşte ise meydanda çevirdi.  Polis memuru yanıma geldiğinde ilk sözü şu oldu : “Sen halen o işlere devam ediyor musun.?”

Şok oldum tabii. Nişanlım ve baldızımın o konudan haberi vardı. Ancak bacanağımın yoktu. ettiğim için bunu problem etmemem gerekirken, herkesin içinde polis memurunun beni rencide edişine bozuldum. Hemen yanımda bulunan kararı örneğini çıkartarak, “Sen hakimden daha mı iyi biliyorsun benim o işle bir ilgim olup olmadığını” dedim ve karar üzerinde yazan yeri gösterdim.

Meğer bu 1 yıl önce Emniyet Müdürlüğünde görev yapıyormuş, beni tanımış. (Aslında beni tanımıyorlar, arabayı tanıyorlar)

Polis memuru bu sefer, aracındaki modifiyenin yasak olduğundan haberin varmı diye sordu. Hayır yok dedim. Arabanı bağlayacağız dedi. Bende aracı bağla problem değil de, sen neden bu kadar insanın içinde benim ettiğim bir davayı yüzüme vurarak beni utandırıyorsun dedim. Bu sefer bu polis arkadaş, haklısın seninle bu diyaloğa girdiğim için aracını bağlamıyorum sana 1 gün izin veriyorum dedi.

Nitekim ben aracı filan unuttum, trafik polisinin ettiğim bir davayı yakınlarımın içinde yüzüme vurmasına taktım kafayı. Ben üsteledikçe o kendi kendine pazarlık etti ve bana 7 gün izin verdi aracımın modifiyesini iptal etmem için. İzin belgemide aldım. Bir de trafik kanununa göre 128 TL ceza yazdı.

1 ay sonra aracımın muayenesi var. Araç zaten modifiyeli hali ile muayeneden geçmiyor. (Gerçi tanıdığımız vardı, bu işler tanıdığa bakıyor. Tüm yetkililere duyurulur)
Şimdi mecburen modifiye tamponları sökeceğim ve eski orjinal tamponlarını takacağım aracın. (modifiyesiz halide güzeldir benim arabamın). Arabayı muayeneye sokacağım. (1 ay önce muayeneye gireceğim için 1 ay girmiş oluyor bana)

Modifiye tamponlarda tamir, boya işleri var ufak tefek. Aynı şekilde orjinal tamponlarda da ufak tefek işler var. ümden sonra yaptırmayı düşünüyordum aslında. Fakat başıma bu iş geldiği için bu işlemi biraz erkene almam gerekiyor ister istemez. Peki şimdi ne yapacağım ?

Önce orjinal tamponları bir güzel yaptıracağım. Onları alıp modifiye tamponları vereceğim tamire. Orjinal tamponları taktırıp muayeneye gideceğim. Muayeneden çıktıktan sonra gidip tekrar modifiye tamponları taktıracağım araca.
Sonuçta hem muayeneyi yaptırmış olacağım, hem tamponları yaptırmış olacağım. Parasal anlamda elbette giderim olacak. Bu durumu da sağlık olsun, canım sağolsun diyerek geçiştireceğiz mecbur. Hayırlısı olsun diyeceğiz, belki gezmeye gitmesek başımıza daha kötü birşey geldi diyeceğiz.

Peki sen ne yapacaksın arkadaş ? Egolarını tatmin etmek için insanları rencide etmeye devam mı edeceksin?

Neyse, Allah’ın sopası yok işte. ’de sivil polistin. Şimdi ’da trafik polisisin. Allah daha beter etsin.
Amin.

İlgili kelimeler, , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Yoruldum arkadaş

Ne zor işmiş bu evlenmek birader. Önce eli yüzü düzgün, boyu boyuna, huyu huyuna bi hatun bulacaksın. Konuşacaksın, görüşeceksin, kendine aşık edeceksin. Bi yerlerden konuyu evliliğe getireceksin ya da konu kendiliğinden cuup diye önüne düşecek. E hazır kızı da bulmuşsun, evleneyim bari diyeceksin. Zira, yaş 30′a yaklaştı.

Neyse kıza evlenme teklifi edeceksin, ya da tekliften önce kızın istenileceği gün bile kararlaştırılmış olur. Bu karardan sonra formalite icabı da olsa kıza evlenme teklif etmek gerekiyor. Neyse bu teklifte öyle basit değil, romantik bir ortam olmalı. Heyecan içinde o teklifi yapıyorsun, ama zaten cevabı belli. Kızın onayını alıyorsun formaliteden.

Sonra bin türlü heyecan içinde çiçek, çikolata alıyorsun. Akşam dayanıyorsun kızın kapısına ailenle birlikte. Oturuluyor, gelsin çaylar gitsin çaylar derken babanız söze başlıyor. Tabii öyle bi seferde kız vermek yok. Bi düşünelim diye cevap alıyorsun. Düşünülüyor, bir kaç gün sonra tekrar çağırılıyorsunuz. Tekrar aynı heyecanla gidiyorsunuz, gitmeden önce aslında karşı tarafın kararını biliyorsunuz ama gitmek zorundasınız. Gidiyorsunuz, tamam olur bu iş cevabını alıyorsunuz. Bir kaç gün sonra da söz yapıyorsunuz. Tabii burada da yine heyecan dorukta oluyor ister istemez. Yakınlar, misafirler derken sıkılıyorsunuz birazcık.

Sonra nikahınız kıyılmak zorunda. Bu yüzden nikah gününe karar veriliyor, o gün gelince imam efendi gelip nikahınızı kıyıyor. Nikahtan sonra oynayıp zıplıyorsunuz birazcık ister istemez. (Ben oynamadım, nişanlımda oynamadı. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş gibiyiz,  Allah bozmasın).

Artık nişanlı, dinen nikahlı birisi oluyorsunuz. Kaşınıza gözünüze de dikkat etmek durumundasınız. Bu arada tabii telaşı başlıyor bir taraftan. Öncelikle evinizi yaptırmalısınız. Dişi kuş hazır yuvayı yapar. Ev yaptırma işleri erkeğe bakar. :) Neyse başlıyorsunuz evinize, doğalgaz tesisatı, su tesisatı, elektrik tesisatı, sıvası, mermerleri, kartonpiyeri, boyası, banyosu, mutfağı, felanı filanı derken, yoruluyorsunuz. Tabii bu arada paranız varsa bu işler biraz hızlı yürüyebiliyor. Birazda sizin performansınıza bağlı. Sabah kalktığınızda kendinizi iyi hissediyorsanız o gün bütün işlerinizi yapmaya çalışmalısınız. Çünkü yarın kendinizi çok yorgun hissedeceğiniz aşikar.

Bir yandan evinizi yaptırırken, bir yandan resmi nikah işleri, salonu işlerinede koşturuyorsunuz. Bu arada resmi nikahınızda kıyılıyor. Ayrıca gününe de karar verilmiş oluyor. gününe yaklaşıldıkça daha çok işiniz olduğunuzu görüyorsunuz. İşler gözünüzde büyüyor, ama yapmak zorunda olduğunuz için bir şekilde hallediyorsunuz.

gününe 1,5 ay kalıyor, evinizin bir takım eksikleri var. Bunların dışında eşya olayınıda halletmek gerekiyor. Paranız varsa eşya konusunda pek zaman harcamıyorsunuz. Parayı veren düdüğü çalar hesabı yani. Eşyalarıda hallettikten sonra davetiyelerinizi bastırmanın zamanı geldiğini anlıyorsunuz. Bir matbaaya gidip yüzlerce seçenek içerisinden davetiye beğenip siparişinizi veriyorsunuz.

Son olarak bi bakıyorsunuz, gününüze 1 ay kalmış. Ama halen eksikleriniz var. Oturup blogunuza ne kadar yorgun olduğunuzu yazıp biraz daha yoruluyorsunuz. Gün böylece bitmiş oluyor.

Esen kalın. (Esen ne demek bilmiyorum)

İlgili kelimeler, , , , , , ,
Merhabalar..

İlk yazım bu. Kısa ve öz olmalı. Zaten uykumda var, halsizim, kafam güzel birazcık. Site de benim nasıl olsa. İster uzun yazarım, ister kısa yazarım. İstersem hiç yazmam. :)

Bakalım tanımadığınız bir insanın hayatında olup bitenleri okumak, öğrenmek sizin hayatınızda neleri değiştirecek..?

Hep birlikte göreceğiz.
Şimdilik esenlikler dilerim efendim :p

İlgili kelimeler, ,